Muhendislik Paylaşım Platformu
Duyurular:
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Aralık 05, 2008, 06:18:13 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hidrojen enerjisi  (Okunma Sayısı 2319 defa)
0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KaRTaL
Administrator
*
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1444


Makina Mühendisi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Şubat 17, 2007, 03:39:17 ÖÖ »

Hidrojen Enerjisi
  


  Son tüketiciye enerji "yakıt" ve/veya
  "elektrik" biçiminde sunulmaktadır. İkincil enerji olan elektriğin çeşitli
  kullanım avantajlarının bulunmasına karşın, teknoloji yalnızca elektriğe bağlı
  olarak değil, yakıtı da gerektiren biçimde gelişmiştir. Bunun nedeni, genel
  enerji tüketiminin % 60'ının ısı biçiminde gerçekleşmesidir. Birincil enerji
  kaynaklarının, fiziksel durum değişimi içeren biçimde dönüştürülmesi ile elde
  olunan ikincil enerjilere, "enerji taşıyıcısı" denir. Elektrik 20. yüzyıla
  damgasını vuran bir enerji taşıyıcısıdır. Hidrojen ise 21. yüzyıla damgasını
  vuracak bir diğer enerji taşıyıcısıdır.
  


  Endüstri devrimi ile 1750 yılından bu yana,
  teknik yeniliklere dayalı olarak dünya genelinde ekonominin gelişmesi,
  peşpeşe beş ayrı dalgalanma biçiminde sürmüştür.
  1750-1825 yılları arasındaki birinci dalgalanmanın başat enerji kaynağı
  kömürdür. 1825-1860 arasındaki ikinci dalgalanmada, ekonomiye ivme kazandıran
  elektrik olmuştur. 1860-1910 yılları arasındaki üçüncü dalgalanmada elektrik
  etkisini sürdürmüş, ama yeni kaynak olarak petrol ortaya çıkmıştır. 1910-1970
  arasındaki dördüncü dalgalanmada ekonomiyi büyüten yeni enerji kaynağı nükleer
  enerjidir.
  


  Şimdi 1970'lerde başlayan 21. yüzyılın
  neresinde biteceği henüz bilinmeyen yeni bir dalgalanma içindeyiz. Bu yeni
  dalgalanmayı etkileyen enerji türü hidrojendir. Hidrojen kullanım verimi
  yüksek bir yakıttır. Çevre dostudur. Teknolojik gelişim, çevre etkisini de
  içeren effektif maliyetinin diğer yakıtlardan
  düşük olmasını sağlar duruma gelmiştir.
  


  Hidrojenin kullanılmasını gerektiren başlıca
  iki neden olup, biri fosil yakıtların yanma emisyonu karbon dioksitin
  artmasından kaynaklanan, global ısınmaya neden olan çevre sorunu, diğeri
  petrol ve doğal gaz gibi akışkan hidrokarbonların bilinen üretilebilir rezerv
  ömürlerinin insan ömrü ile kıyaslanabilecek boyuta düşmüş olmasıdır. Bu
  bölümde, hidrojen enerjisinin gelişimi, hidrojenin yakıt olarak özellikleri,
  hidrojenin üretim, depolanma ve kullanım teknolojileri üzerinde durulmakta,
  Türkiye açısından hidrojen teknolojisi kazanımı ve hidrojen üretim kaynakları
  irdelenmektedir.
  


   
  


  12.1. Hidrojen Enerjisinin Gelişimi
  


  Hidrojenin yakıt olarak kullanılmasına
  ilişkin düşünceler 1820'lere kadar inmekte ise de, bu düşüncenin
  gerçekleşmesine yönelik çalışmaların başlaması 150 yıl sonra olabilmiştir.
  1970'li yıllarda hidrojene enerji taşıyıcısı olarak az bir dikkatle bakıldığı
  söylenebilir. O yıllarda "hidrojen enerjisi", "hidrojen ekonomisi" ve
  "hidrojen enerji sistemi" gibi kavramlar enerji literatürlerinde yer
  almıyordu. Ancak, roket yakıtı olarak hidrojen kullanılıyor, süper devletler
  hidrojen çalışmalarını gizlilik içinde yürütüyordu.
  


  1974 yılında ABD Florida'da,
  Miami Üniversitesi Temiz Enerji Enstitüsü
  tarafından düzenlenen "Hidrojen Ekonomisi Miami
  Enerji Konferansı" (THEME), bu konuların yayılması ve hidrojen enerjisi
  kullanımına başlangıç oluşturması açısından önemlidir. Bu toplantı ile
  Uluslararası Hidrojen Enerjisi Birliği (IHEA) kurulmuştur. Bugün söz konusu
  örgütün dışında, çeşitli ülkelerde ona yakın hidrojen enerjisi örgütü
  bulunmaktadır. Ayrıca, onbir kez Dünya Hidrojen
  Enerjisi Konferansı (WHEC) toplanmıştır.
  


  Yakıt olarak hidrojen kullanan ilk uçak
  ABD'de 1956 yılında denenmiştir. Eski Sovyetler Birliği'nin hidrojenle uçan
  ilk uçağı ise 1988 yılında yapılmıştır. ABD Lockheed
  firması hidrojenle çalışan kargo uçağı geliştirmiştir. Bu konuda Alman-Rus
  işbirliği ile air-bus
  tip uçak geliştirme projesi olup, Japonya'da hidrojenli
  hipersonik uçaklar geliştirilmesi üzerinde durulmaktadır. Halen uzay
  mekiğinde ve uzay araştırma roketlerinde yakıt olarak hidrojen
  kullanılmaktadır.
  


  Son onbeş yıl
  içerisinde hidrojenle çalışan değişik motorlar üretilmiş, otolara, otobüslere
  uygulanarak demonstrasyonlar yapılmıştır. İçten
  yanmalı motorlarda yakıt olarak hidrojen kullanılabilmekte olup, bunlar
  çoğunlukla enjeksiyonlu motorlardır. Diesel kafalı
  motorlarda hidrojen enjeksiyonu ön yanma odasına yapılırken, Otto kafalı
  motorlarda doğruca yanma odasına yapılmakta ve uzun tırnaklı özel bujiler
  kullanılmaktadır. Bu motorların hem iki ve hem de dört zamanlı olanları
  vardır. Son yıllarda hidrojen/benzin ve hidrojen/doğal gaz sistemli Otto
  motoru gibi düzenlemeler ortaya çıkarılmıştır. Hidrojen yakıtı araçlara
  sıvılaştırılmış biçimde veya metalik hidrid
  biçiminde uygulanmaktadır.
  


  Ballard,
  BMW, Buick, Daimler Benz,
  Ford, G.M., Honda, Mazda,
  Suzuki, Toyota gibi
  otomobil firmalarının 1990 öncesi deneme ve demonstrasyon
  amacıyla ürettikleri hidrojenli araçlar vardır. % 15-20 hidrojen ve % 80-85
  doğal gaz karışımı hythane olarak adlandırılmakta
  olup, bu yakıtla çalışan otobüs, 1993 yılında Kanada
  Montreal'da denenmiştir. MAN firması içten yanmalı doğal gaz motorundan
  geliştirdiği tek sıra üzerinde altı silindirli hidrojen motorunu MAN SL 202
  otobüsüne uygulamıştır. MAN D 2566 Diesel motoru
  da hidrojene uyarlanmış olarak bir diğer test otobüsünde kullanılmıştır.
  Almanya'da bu tür test ve gösterim otobüsleri 1994 yılından bu yana piyasaya
  sürülmüş bulunmaktadır.
  


  Hidrojen yüksek verimle kullanılan bir
  yakıttır. Sudan olduğu gibi fosil yakıtlardan da üretilebilir. Hidrojen
  kullanım veriminin yüksekliği, en bol fosil yakıt olan kömürün diğer yakıt ve
  enerjilere dönüştürülerek ulaştırmada kullanılmasına ilişkin verilerle
  gösterilebilir. Örneğin:
  


  1 ton kömür- benzine dönüştürme-otobüs
  çalıştırma-708 km yol
  


  1 ton kömür-elektriğe dönüştürme-otobüs
  çalıştırma-772 km yol
  


  1 ton kömür-hidrojene dönüştürme-otobüs
  çalıştırma- 1 030 km yol
  


  Hidrojenin eşsiz bir özelliği,
  ekzotermik kimyasal reaksiyon altında, bazı metal
  ve alaşımlarla kolayca büyük miktarlarda hidrid
  biçimine dönüşebilmesidir. Değişik tip hidridler
  geliştirilmiş olmakla birlikte, metal hidridler
  hidrojen depolanması ve taşınması için kullanıldığından, kütlesi hafif olanlar
  tercih edilmektedir. Hidridlere ısı verildiğinde
  hidrojen serbest kalmaktadır. İlk kez Mercedes
  firması tarafından metal hidridli bir deneme aracı
  yapılmıştır.
  


  1994 sonrası bir uygulama da
  Macchi-Ansoldo'nun
  demonstrasyon amaçlı şehir otobüsü olup,
  Diesel-elektrik karma sistemli yapıda ve yakıt
  pilli hidrojen otobüsü biçiminde geliştirilmiştir. Elektrik yakıt pilinden
  elde olunmaktadır. Hidrojen yakıt pilli denizaltılar Almanya, Avustralya ve
  Kanada donanmasında kullanılmaktadır. Kanada demiryolu elektrifikasyonunu
  15-30 yıl içinde tümü ile hidrojen yakıt pillerine bağlamayı planlamıştır.
  Japonya'da 4.5-11 MW'lık hidrojen yakıt pilli
  elektrik santralları kurulmuştur.
  


  Yakıt pilli elektrik
  santralları yüksek enerji verimlerinin yanısıra,
  çok az yer kaplamaktadırlar. Örneğin 2 MW'lık
  yakıt pilli santralın kapsadığı alan 20 m2 den az olmaktadır. Büyük yer
  kapsayan konvansiyonel
  santralların yerleşim birimlerinden belli uzaklıkta kurulması ve
  elektrik iletimi sorunu, geleceğin yakıt pilli elektrik
  santralları ile çözüme kavuşacak görünmektedir. Gelecekte tüketicilerin
  bulundukları yerin yakınına kurulacak yakıt pilli
  santrallarla iletim ve dağıtım kayıpları olmaksızın gereksinimler
  karşılanabilecektir.
  


  Hidrojenin alevsiz yanması için katalitik
  yakma düzenleri geliştirilmiştir. Hidrojenin katalitik yanması mutfak
  ocaklarına, fırınlara, su ısıtıcılara ve özel sobalara uygulanmıştır. Yine
  gösterim amacıyla bu tür beyaz eşya üreten firmalar vardır. Böylece,
  konutlarda yakıt olarak hidrojen kullanımının önü açılmış bulunmaktadır.
  Hidrojenin boru hatları ile evlere kadar ulaştırılması olanaklı olup, bu
  konuda projeler geliştirilmekte ve doğal gaz hatlarından yararlanılması
  tasarlanmaktadır.
  


  Hidrojen enerjisi alanında çeşitli ülkelerin
  işbirliği sonucu uluslararası programlar başlatılmıştır. Avrupa Topluluğu ile
  Kanada'nın EURO-QUEBEC (hidro-hidrojen) projesi,
  Norveç ve Almanya'nın NHEG projesi, Almanya ve Suudi Arabistan'ın HY-SOLAR
  (güneş-hidrojen) Projesi, İskandinav ülkeleri ile Yunanistan'ın işbirliği,
  Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) hidrojen enerjisi projeleri, Birleşmiş
  Milletler UNIDO-ICHET hidrojen çalışmaları bunlara örnek gösterilebilir. Henüz
  uygulanmasına girişilememiş olan UNIDO-ICHET projesi kapsamında, İstanbul'da
  Hidrojen Enstitüsü kurulması gündemdedir.
  


  Bu çalışmalardan Euro-Québec
  Hidro-Hidrojen Pilot Projesi (EQHHPP) 100
  MW'lık bir kapasitededir. Bu proje ile Kanada'da
  hidrolik kaynaktan elde olunacak elektrik enerjisi suyun elektrolizinde
  kullanılacak, üretilecek gaz hidrojen, yine Kanada'da sıvı hidrojen (LH2),
  amonyak (NH3) ve metilsiklohekzan (MCH) biçiminde
  bağlanarak, Atlantikten gemilerle Avrupa'ya
  taşınacaktır. Avrupa'da enerji uygulaması ile gaz ve/veya sıvı hidrojene
  dönüştürülerek konutlarda, termik santrallarda,
  kent otobüslerinde ve araçlarda, uçaklarda yakıt olarak kullanılacak, ayrıca
  kimya endüstrisi için toluen üretilecektir.
  


  Enerji ekonomisi analizlerine göre
  Kanada'daki 100 MW'lık hidrolik güç, Almanya
  Hamburg'da 74 MW'lık hidrojen gücüne dönüşmüş
  olacaktır. Bu güçle yılda 614 GWh enerji
  sağlanacaktır. Proje tesis maliyeti 415 milyon ECU (~514.4 milyon ABD $'ı)
  dır.
  


  Bir teknoloji standartsız kökleşemeyeceği ve
  tanımlanamayacağı için, hidrojen enerjisi konusunda uluslararası standart
  çalışmaları yapılmaktadır. Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO)
  tarafından ISO/TC-197 Komitesi oluşturularak, hidrojen enerjisi için
  uluslararası standartlar çalışmalarına girişilmiştir. Standart çalışmaları
  tanımlar, ölçümler, taşıma, emniyet, araçlar, uçaklar, elektro-kimyasal
  donanımlar, hidridler, çevre ve uygulama
  alanlarını kapsamaktadır.
  


  Değişik senaryolara göre 2025 yılında dünya
  genel enerji tüketiminin ulaşacağı düzey 12 000-16 000
  Mtep olarak kestirilmektedir. Aynı yılda dünyada 1 500-2 600
  Mtep hidrojen enerjisinin kullanılması
  planlanmaktadır. Böylece, bu raporda göz önüne alınan etüt periyodu (2000-2025
  dönemi) sonunda, dünya birincil enerjisinin % 9-21 açıklığı arasındaki bir
  bölümü hidrojene dönüştürülerek kullanılabilecek demektir. Bu oran daha çok %
  10 olarak öngörülmektedir.
  


   
  


  12.2. Hidrojen Yakıtının Özellikleri
  


  Bugün yakıt seçimindeki kriterler olarak;
  motor yakıtı olma özelliği, dönüşebilirlik ya da
  çok yönlü kullanıma uygunluk, kullanım verimi, çevresel uygunluk, emniyet ve
  efektif maliyet açısından yapılan değerlendirmeler, hidrojen lehine sonuç
  vermektedir. Yakıtın dönüşebilirliği ya da çok
  yönlü kullanımı, yanma işlemi dışında, diğer enerji dönüşümlerine uygunluğunu
  gösterir. Hidrojen alevli yanmaya, katalitik yanmaya, direkt buhar üretimine,
  hidridleşme ile kimyasal dönüşüme ve yakıt hücresi
  ile elektrik dönüşümüne uygun bir yakıt iken, fosil yakıtlar yalnızca alevli
  yanmaya uygundur.
  


  Hidrojen alevli yanma özelliği ile içten
  yanmalı motorlarda, gaz türbinlerinde ve ocaklarda yakıt olarak
  kullanılabilmektedir. Hidrojenin direkt buhara dönüşüm özelliği, buhar
  türbinleri uygulamasında kolaylık sağlamaktadır. Bu özelliği ile endüstriyel
  buhar üretimi de kolaylaşmaktadır. Hidrojenin katalitik yanma özelliğinden
  mutfak ocakları, su ısıtıcılar ve sobalara uygulanmasında yararlanılmaktadır.
  Hidridleşme özelliği, emniyetli hidrojen
  depolaması açısından önemlidir. Hidrojen Carnot
  çevriminin sınırlayıcı etkisi altında kalmadan, yakıt pillerinde
  elektrokimyasal çevrimle direkt elektrik
  üretiminde de kullanılabilmektedir.
  


  Hidrojen, en hafif kimyasal elementtir. Sıvı
  hidrojenin birim kütlesinin ısıl değeri 141.9 MJ/kg olup, petrolden 3.2 kat
  daha fazladır. Sıvı hidrojenin birim hacminin ısıl değeri ise 10.2 MJ/m3 tür
  ve petrolün % 28'i kadardır. Gaz hidrojenin birim kütlesinin ısıl değeri sıvı
  hidrojenle aynı olup, doğal gazın 2.8 katı kadarken, birim hacminin ısıl
  değeri 0.013 MJ/m3 ile doğal gazın % 32.5'i olmaktadır. Metal
  hidridlerin kütlesel enerji içeriği 2-10 MJ/kg ile
  sıvı hidrojene göre çok küçükken, hidridlerin
  hacimsel enerji içeriği 12.6-14.3 MJ/m3 ile gaz ve sıvı hidrojenden büyüktür.
  


  Bir yakıtın motor yakıtı olma özelliği
  yalnızca ısıl değerine bağlı değildir. Ayrıca devindirme-tahrik etme (motivity)
  faktörü önemli olup, bu faktör yakıtın kütlesi ve buna karşılık olan hacmine
  bağlı biçimde, en yüksek ısıl değerli yakıtla analitik karşılaştırması sonucu
  hesaplanır. Hidrojenle birlikte çeşitli motor yakıtlarının özellikleri Tablo
  12.1'de gösterilmiştir.
  


   
  


  Hidrojen ve diğer motor yakıtlarının
  karşılaştırmalı temel özellikleri.
  


  Hidrojen diğer tüm otomotiv yakıtlarından
  üstün özellikler taşımaktadır ve ideal bir yakıttır. Akaryakıt motorlarında
  görülen buhar tıkacı, soğuk yüzeylerde yoğuşma,
  yeterince buharlaşamama, zayıf karışım gibi sorunlar hidrojen motorlarında
  yoktur. Hidrojen motorları 20.13 K (-253 oC) de
  ilk harekete sokulurken bile sorun çıkarmaz. Hidrojen yüksek alev hızına,
  geniş alev cephesine ve yüksek detanasyon
  sıcaklığına sahip olup, kontrolsuz yanmaya
  (vuruntuya) karşı dayanıklıdır. Hidrojenin geniş bir tutuşma açıklığı
  olduğundan, bu tür motorlar değişik hava fazlalık katsayılarında
  çalıştırılabilmektedir.
  


  Hidrojenle çalışan içten yanmalı motorun
  yanma sırasında oluşan azot oksit (NOx) emisyonu,
  mevcut bir motordan 200 kat daha azdır. Kaldı ki, benzin-hava karışımına % 5
  hidrojen eklenince NOx emisyonu % 30-40 azalma
  göstermektedir. Bu da çevre açısından önemli bir kazançtır. Nitekim, son
  yıllarda çift yakıtlı motorlar denilen, hidrojen/benzin ve hidrojen/doğal gaz
  karışımlı Otto çevrimli motorların ortaya çıkarılmasının nedeni, karışımın
  fakirleştirilmesi ile özgül yakıt tüketiminin azaltılmasıdır. Fakir karışımlı
  motorların COx ve HC emisyonları azalmaktadır.
  Çift yakıtlı motorların, günümüz klasik motorları ile hidrojen motorları
  arasında bir geçiş aşaması oluşturması
  beklenmektedir.
  


  Yakıtlar için önemli olan bir özellik de
  çevresel uygunluktur. Fosil yakıt kullanımının hava kalitesi, insanlar,
  hayvanlar, plantasyonlar ve ormanlar, akuatik
  ekosistemler, insan yapısı yapılar, açık madencilik, iklim değişikliği, deniz
  seviyesi yükselmesi üzerindeki olumsuz etkilerinden kaynaklanan çevre
  zararları dünya genelinde, 1990 verileriyle; kömür için 9.8 ABD $/GJ, petrol
  için 8.5 ABD $/GJ ve doğal gaz için 5.6 ABD$/GJ olarak saptanmıştır.
  


  Çevresel zarar ve çevresel uygunluk faktörü
  için fosil yakıt sistemi, kömür/sentetik yakıt sistemi ve güneş-hidrojen
  sistemi (güneş PV panellerinden sağlanacak enerji ie
  hidrojen üretim sistemi), bu verilerin ışığında karşılaştırılmıştır.
  Karşılaştırma sonuçları Tablo 12.2'de yer almaktadır. Güneş-hidrojen üretim
  sisteminde çevresel zarar 0.46 ABD $/GJ gibi yok denecek düzeye düşmekte ve
  çevresel uygunluk faktörü üst sınıra çıkarak 1 olmaktadır.
  


   
  


  Çevresel zarar ve çevresel uygunluk
  faktörleri.
  


  Yakıtın zehirliliği, yanma ürünlerinin
  zehirliliği, diffüzyon katsayısı, ateşleme
  enerjisi, patlama enerjisi, alev emissivitesi gibi
  faktörlere göre yapılan emniyet değerlendirmesi açısından, hidrojen en
  emniyetli yakıttır. Hidrojenin emniyet faktörü 1 iken, benzinde 0.53 ve
  metanda 0.80 olmaktadır. Kısacası benzin ve doğal gaz hidrojene göre tehlikeli
  yakıtlardır. Hidrojenin benzin ve metana göre yanma tehlikesi daha azdır.
  Hidrojenin diğer yakıtlarla emniyet faktörü açısından kıyaslanması Tablo
  12.3'de yer almaktadır.
  


   
  


  Çevresel zarar ve çevresel uygunluk
  faktörleri.
  


   
  


  Yakıtların ekonomik kıyaslaması efektif
  maliyete göre yapılır. Efektif maliyet ise çıplak maliyet ve çevre zararlarını
  içeren maliyet ile kullanım veriminin fonksiyonudur. İç maliyet de denilen
  çıplak maliyet, alışılagelmiş görünür maliyettir. Çevre zararlarını içeren dış
  maliyet ise yeni bir kavramdır. Burada yakıtın birim miktarının çevrede
  oluşturduğu maddi zarar anlaşılmaktadır. 1990 ABD verileri ile fosil yakıt,
  kömür-sentetik ve güneş hidrojen sistemlerinin efektif maliyetleri Tablo
  12.4'de gösterilmiştir. Efektif maliyete göre hesaplanan ekonomiklik faktörü
  hidrojende 1 iken doğal gaz dışındaki fosil yakıtlarda 0.37-0.61 arasında
  değişmekte olup, hidrojenden daha az ekonomiktirler. Ancak, doğal gazın
  ekonomiklik faktörü bugün için hidrojenden yüksektir.
  


   
  


  Enerji sistemleri için efektif maliyetler ve
  ekonomiklik faktörleri.
  


  Yukarıda açıklandığı gibi, temelde efektif
  maliyet önemli olmakla birlikte, günümüzde maliyet karşılaştırmaları, daha çok
  iç ya da çıplak maliyetle yapılmaktadır. Bu
  nedenle, yalnız iç maliyet açısından bakıldığında, en ucuz hidrojen üretimi
  kömürden sağlanmakta, onu hidro-hidrojen
  izlemektedir. En düşük hidrojen maliyeti, ulaştırma sektörü için benzinden
  ucuz olabilmektedir.
 
 
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 
 
 

  


  Birleşmiş Milletler (UNIDO) desteği ile ICHET
  projesi kapsamında, İstanbul'da Hidrojen Enstitüsü kurulması konusu gündemdir.
  20-22 Kasım 1996 tarihlerinde Viyana'da yapılan 16. UNIDO Endüstriyel Kalkınma
  Kurulu Toplantısı'nda, UNIDO işbirliği ile ülkemizde Uluslararası Hidrojen
  Enerjisi Teknolojileri Merkezi (ICHET) kurulması kararı alınmıştır. Buna göre,
  UNIDO hukuksal çerçevesinde özerk bir kurum olarak çalışacak ICHET,
  İstanbul'da kurulacaktır. ICHET'in tasarlanan
  amacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında hidrojen teknolojileri
  köprüsünü oluşturmak, hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesini sağlamak ve
  uygulamalı Ar-Ge çalışmalarını yürütmektir.
  


  ICHET'in
  işlevi; kısa ve uzun dönemli eğitim vermek, bilimsel toplantılar düzenlemek,
  danışmanlık hizmetleri sunmak ve benzeri kuruluşlarla işbirliği oluşturmak
  biçiminde belirlenmiştir. Merkezin çalışma konuları; hidrojen enerjisi
  politikaları, hidrojen ekonomisi, enerji ve çevre, hidrojen üretim
  teknolojileri, hidrojen depolama teknikleri, hidrojen uygulamaları ve
  demonstrasyonlar olacaktır. Türkiye, ilk beş
  yıllık dönem için arazi, tesis, ilk yatırım ekipmanı ve işletme faaliyetlerini
  finanse etmek üzere, 40 milyon ABD $'ı verecektir. ICHET projesi Türkiye'nin
  hidrojen çağına tutarlı biçimde adım atmasını sağlayacak, Türkiye'ye avantaj
  kazandıracak önemli bir girişimdir.
  


  TÜBİTAK-TTGV Bilim Teknoloji-Sanayi
  Tartışmaları Platformu tarafından yapılan çalışma ile 1998 yılında tamamlanan,
  Enerji Teknolojileri Politikası Çalışma Grubu Raporu'nda, hidrojen enerjisinin
  önemi ve yapılması gerekenler sıralanmıştır. Hidrojen enerjisi ile ilgili
  çalışmaların Ar-Ge alanları arasında yer alması
  gerektiği belirtilmiştir. Hidrojen programlarının esas itibari ile uzun döneme
  yönelik olduğu vurgulanmakla birlikte, mevcut enerji alt yapısıyla kısa
  dönemli uygulamalar üzerinde durulması, ICHET'in
  kurulması için başlatılmış olan çalışmaların hızla olumlu sonuca götürülmesi
  istenmiştir. Rapor, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu tarafından uygun
  bulunarak, Başbakanlık kanalıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na
  sunulmuştur.
  


  Türkiye'de hidrojen yakıtı üretiminde
  kullanılabilecek olası kaynaklar; hidrolik enerji, güneş enerjisi, rüzgar
  enerjisi, deniz-dalga enerjisi, jeotermal enerji
  ve adım atılması gereken nükleer enerjidir. Türkiye gibi gelişme sürecinde ve
  teknolojik geçiş aşamasındaki ülkeler açısından,
  uzun dönemde fotovoltaik güneş-hidrojen sistemi
  uygun görülmektedir. Fotovoltaik panellerden elde
  olunacak elektrik enerjisi ile suyun elektrolizinden hidrojen üreten bu
  yöntemde, 1 m3 sudan 108.7 kg hidrojen elde olunabilir ki, bu 422 litre
  benzine eşdeğerdir.
  


  Türkiye'nin hidrojen üretimi açısından bir
  şansı, uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz'in tabanında kimyasal biçimde
  depolanmış hidrojen bulunmasıdır. Karadeniz'in suyunun % 90'ı
  anaerobiktir ve
  hidrojensülfid (H2S) içermektedir. 1000 m derinlikte 8 ml.lt-1
  olan H2S konsantrasyonu, tabanda 13.5 ml.lt-1
  düzeyine ulaşmaktadır. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki
  reaktör kullanılarak, H2S den hidrojen üretimi konusunda yapılmış teknolojik
  çalışmalar vardır. Bu konuda yapılmış bir diğer teknoloji geliştirme
  çalışması, semikondüktör partikülleri kullanarak
  fotokatalitik yöntemle hidrojen üretimidir. Güneş
  ve rüzgar enerjisinden yararlanarak, Karadeniz'in H2S içeren suyundan hidrojen
  üretimi için literatüre geçmiş bilimsel araştırma olup, Bulgaristan proje
  geliştirmeye çalışmaktadır.
  


  Teknolojik verilere ve Türkiye'nin
  enerji-ekonomi verilerine göre, 1995-2095 arasında güneş-hidrojen sistemi ile
  yapılabilecek yakıt üretimi ve bunun fosil yakıtlarla rekabet olanağı, özel
  bir simülasyon modeli kapsamında bilgisayar çözümleri ile araştırılmıştır. Bu
  ulusal modelde, hidrojen üretiminin artışı için yavaş ve hızlı olmak üzere iki
  ayrı seçenek alınmıştır. Her iki seçenekte de 2010-2015 döneminde hidrojen
  enerjisi maliyetinin fosil enerji maliyetinin altına düşebileceği, ancak
  yapılabilecek yerli hidrojen üretiminin 2.3 Mtep'in
  altında kalacağı görülmüştür.
  


  2020-2025 döneminde yerli hidrojen üretiminin
  10 Mtep'in üzerine çıkabileceği, 2015 yılından
  sonra fosil yakıt dışalımını azaltıcı etki yapacağı bulgulanmıştır. Giderek
  sağlanacak hidrojen üretimi artışıyla, yerli petrol, doğal gaz ve kömür
  üretiminin sıfırlanabileceği 2065 yılında, yaklaşık 290
  Mtep hidrojen üretilebileceği görülmüştür. Hidrojen üretimine bağlı
  biçimde ulusal kazancın artacağı saptanmıştır. Model bulguları, diğer bazı
  ülkeler ve dünya geneli için yapılmış benzer çalışmalara koşut durumdadır.
  


  ABD'nin Enerji Departmanı tarafından, 2025
  yılında Amerika'nın toplam enerji tüketiminin % 10'unun hidrojenle
  karşılanması ve böylece petrol dışalımının yarı yarıya azaltılmasının
  hedeflediği göz önüne alınırsa, Türkiye için yapılmış simülasyon modeli
  çalışmasının bir abartma olmadığı anlaşılır. Kuşkusuz, bu bir bilimsel senaryo
  olup, gerçekleşmesi koşullara ve alınacak önlemlere bağlıdır. Modelin verdiği
  en önemli sonuç, hidrojenin ülkemiz için umut olabileceğidir.


Logged
pyyhrus
Yeni Gelen
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ekim 20, 2007, 02:11:56 ÖÖ »

iyi geceler, hidrojen depolama sistemleri hakkında döküman arıyorumda bu konuda yardımcı olabilir misin?
Logged
KaRTaL
Administrator
*
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1444


Makina Mühendisi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Ekim 20, 2007, 08:10:56 ÖS »

Asıl Döküman;
    MOTORLARDA KULLANILAN ALTERNATİF YAKITLAR

İçinde senin aradıkların...

2.1.5 Hidrojen Yakıtının Taşıtlarda Depolama Şekilleri 11
2.1.6 Hidrojen Depolama Yöntemlerinin Karşılaştırılması 14
2.1.7 Hidrojenin Ekonomik Açıdan Benzinle Karşılaştırılması 14

Şimdi upload ediyorum
Logged
KaRTaL
Administrator
*
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1444


Makina Mühendisi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Ekim 20, 2007, 09:07:25 ÖS »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor-- 10 saniyede Kolay Üyelik...!!!
Üye Olunuz veya Giriş Yapınız

Motor Yakıtları
Logged
pyyhrus
Yeni Gelen
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ekim 24, 2007, 12:38:05 ÖÖ »

çok sağol
Logged
kosovalı
Yeni Gelen
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mart 07, 2008, 04:46:24 ÖS »

iyi günler ben bir soru bulamadım da hidrojenin yakıt sistemleri gelecekte hidrojen enerjisinin yeri ve önemi
Logged
KaRTaL
Administrator
*
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1444


Makina Mühendisi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Mart 12, 2008, 10:35:37 ÖS »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor-- 10 saniyede Kolay Üyelik...!!!
Üye Olunuz veya Giriş Yapınız adresinde ilgili dökümanlar var,,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

| Site Map | Sitemap-1 | Sitemap-2 | Rss |


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.483 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu